Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 13
Sayı: 1695




Müziğin Yaşamınızdaki Yeri Nedir?

Müzik Dinlemeden Duramam.
Müzik Dinlemem
Yaşamımdaki Yeri Çok Önemlidir!
Olmazsa Olmazım Değildir!
Müzik Dinlemenin Beni Geliştireceğini Düşünürüm!
Müzik Benim İçin Zengiliktir!
Çok Önemlidir.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler



 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 16 müzisyen gazete okuyor
 
 
Müfit Semih Baylan
 
 
Yayımlanan Sayı : 1695

Müziği yeniden dekore eden, Trabzon’un dekoratif SES topluluğu: Olimbera Voice Çok Sesli Korosu (Söyleşi) - 18.06.2018





Trabzon’da idealist bir müzik öğretmeninin, kendine inanan öğrencileri oluşturduğu, amatör anlamda Trabzon ekseninde gerçekleşen en doğru oluşumlardan belki de tek oluşum olan Olimbera Voice Çok Sesli Korosu’nun kurucu şefi idealist öğretmen Özlem Aydın ve onuni inanıp yıllardır koroda görev alan Alto Cansu Özcan, Soprano Sehergül Kaynak ve Bass Berkay Kural ile Trabzon Sanatevi’nin bahçesinde buluşup Mavi Nota e-Müzik Gazetesi için bir söyleşi gerçekleştirdim. Müzik ve aşk tadında bir söyleşi olduğunu düşündüğüm bu sohbetimizde, tabii ki müzikten, müziğin kişeye ve kişilere kazandırdıklarından ve sonuç olarak Olimbera Voice’dan söz ettik. Ülkemizde çok sayıda çok sesli koro var.  Ancak meselenin nicelik tarafına değil nitelik tarafına bakarak Olimbera Voice’un Trabzon’un nasıl haklı gururu ve sesi olduğuna yakın bir bakış açısıyla görmeye çalıştım. Umarım, bu idealist müzik öğretmeninin çevresine topladığı öğrencileri ile çok daha önemli başarılara imza atarlar.


İdealist bir müzik öğretmeninin çevresinde toplanmış gençlerin, inanarak yaktıkları büyük bir ateştir Olimbera Voice!


Toplulu
ğun adı neden Olimbera Voice?

Özlem Aydın: Olimbera, yerel bir sözcük. Lazcada, sevgi, a
şk anlamına geliyor. Topluluğu kurduğumuzda sıra isim koymaya geldiği zaman, topluluğun özgün ve az rastlanan, hatta hiç rastlanmayan bir adı olsun istedik. Topluluk oluştuktan sonra katılacağımız konserleri, alacağımız davetleri de düşünürek, oluşturacağımız repertuarla da özdeşleşecek bir isim aradık. Topluluktaki
arkada
şlarla tartıştık, çevremize sorduk soruşturduk ve bu isimde karar kıldık. Biz topluluk olarak her şeye birbirimizle istişare ederek, tartışarak, fikirlerimizi alarak ortaya koyan bir topluluğumuz. Birleştiğimiz nokta “sevgi”dir. Biz sevgi dolu bir koroyuz. Bu nedenle Olimbera adı koromuza yakışan, tam oturan bir isim olmuştur. Çıkış kaynağımız sevgidir. 2016 yılından bu yana topluluğumuzun adı Olimbera Voice’dur.

Toplulu
ğun yani Olimbera Voice’un kuruluşu nasıl gerçekleşti?

Özlem Aydın: Bildi
ğiniz üzere, ben Trabzon Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği ABD’da öğretim görevlisiyim ve okulda koro derslerine giriyorum ve aynı zaman ses eğitimi öğretmeniyim. İşimin gereği girdiğim derslerde zaten öğrencilerimle birlikte olduğum için koro kurma anlamında adım atmam kolay oldu. Kolay attığımız bu adıma gelene kadar yaşadıklarımız, ders yaptığımız sınıfların duvarlarının bizi sıkıştırmaya başladı, öğrencilerimle “bu işin neresindeyiz, neler yapabiliriz?”i düşünmeye başladık. Tamam derslerde çok sesli müzik yapıyoruz ama bunu doğru mu yapıyoruz? Yaptığımız müzik bizim


Adını “Aşk’tan alan Olimbera Voice Çok Sesli Korosu Trabzon Şehri’nin tarihi kültürel kimliğine parelel olarak alanında kentin “yüz akı” olmayı başarmış bir topluluktur!


şımızda nasıl algılanıyor? Ülkenin başka müzik okullarında yapılan toplu koro derslerinde yapılanlara göre neredeyiz? Kısaca bu anlamda ne yapıyoruz sorusunun yanıtını bulabilmek için öğrencilerimle birlikte polifonik korolar festivallerine katılmaya karar verdik. Merkezi Ankara’da bulunan ve başkanlığını o sıralar Sayın Mustafa Apaydın’ın yaptığı Türkiye Polifonik Korolar Derneği’nin geleneksel olarak düzenlediği polifonik korolar festivaline katıldık. İlk katılışımız 1997 yılıdır. Ardından 1998 yılında ikinci kez aynı festivale öğrencilerimden oluşan koroyla katıldık.

Yani 21 yıllık bir geçmi
şiniz var koro olarak.

Özlem Aydın: Evet . Katıldı
ğım bu iki festivalden bizi çok mutlu eden, durduğumuz yeri görmemizi sağlayan iki özel ödülle döndük. İlki  Entonasyon ve Homojenlik ödülü, ikincisi ise özendirme ödülüydü. Bu festivallere katılmak benim ve korodaki öğrencilerim için çok önemliydi. Zira ilk kez Trabzon dışındaydım ve ilk kez yaptığım müziği Trabzon dışında yapan bir çok koro ile bir araya geldik. Bu festivallere gidene kadar ne yaptığımın ve yaptığım müzik olarak nerede


Olimbera Voice, Trabzon dışında çaldığı her kapıyı açtırırken, açılan bu kapılardan çıkarken kucağında zengin bir armoniyle selamlıyor ses  dünyamızı!



durdu
ğumunu farkında değildim. Evet, bir şeyler yapıyorum ama ne yapıyorum?  İlk kez 1997 ve ardından ikinci kez 1998 yılında katıldığım bu iki festival koro olarak nerede durduğumuz ve ne yaptığımızı görmemizi anlamamızı sağladı. Yaptığımız müziğe ve işe daha çok motive olduk. Okulda dersini verdiğim koro eğitimi ile ilgili daha ciddi adımlar atmaya karar verdim/verdik. Artık yaptığım/ız bu iş sınıfın duvarları ile kısıtlı kalmayacaktı. Kalmadı da. Öğrencilerimle birlikte yarattığım imkanlarla daha geniş bir dünyaya açılmaya başladık.

Olimbera Voice böylelikle kurulmu
ş oldu.

Özlem Aydın. Evet böylelikle kurulmu
ş oldu. Çalışmalarımız ve konserlerimiz devam ederken Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden ciddi bir davet aldık. Beni telefonla arayan öğretim üyesi değerli arkadaşım müzik bölümü koro hocası  Mete Gökçe, ”çalışmalarınızı takdirle karşılıyoruz, koronuz konserleri ile dikkat çekiyor, korolarımızı birleştirerek bir ortak konser verelim” diyerek, birlikte ortak bir konser vermeyi önerdi. Aldığımız bu daveti  biz tabii seve seve kabul ettik ve  Mete Gökçe arkadaşımın yönettiği Onsekiz Mart Üniversitesi  çok sesli korosu ile ortak bir repertuar dahilinde Çanakkale’de ortak bir konser verdik.

Çalı
şmalarınız olgunlaştıkça mutlaka yeni açılımlar olmuştur!

Özlem Aydın: Evet tabii ki öyle oldu. Koro çalı
şmalarımız festivallere katılımlarla olgunlaşmaya devam ederken Kıbrıs’tan değerli arkadaşım Erkan Dağlı Türkiye çapında  müzik öğretmenliği bölümleri öğrencilerinden oluşan bir koro kuralım önerisi ile geldi. Bunun üzerine ülke çapında çeşitli müzik okullarında koro dersi


Şefin parmaklarından süzülen ‘başla komutuyla’ şarkılar doldururken bulunduğunuz mekanı, güneşi hissedersiniz göğsünüzde, günün hangi saati olursa olsun!


ve ses e
ğitimi öğretmenliği yapan bir çok arkadaşımızla Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdik. Ne yapabiliriz, nasıl yapabiliriz sorularına yanıt bulabilmek için. Sonuçta o koro kuruldu. Bu koronun çalışmaları yaz ve yarı yıl tatilinde, bir haftalık bir kamp süresi ile çalışma gerçekleştiriliyor ve sezon sonunda konserle noktalanıyordu. Böyle bir koromuzda olmuştu, bunu da okurlarla paylaşmak istedim.

Trabzon Üniversitesi Fatih E
ğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünün 30. Kuruluş yıldönümü nedeniyle geçtiğimiz günlerde KTÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde bir konser verdiniz. Açık söylemek gerekirse, konser sonunda çok mutlu ayrıldım salondan. Sorum şu, repertuar belirmeninin klasik yöntemleri dışında size özgür bir yönteminiz var mı? Repertuarınızı nasıl belirliyorsunuz?

Özlem Aydın: Konser için repertuar olu
ştururken tabii ki dinleyicinin kulak zevkini dikkate alıyoruz. Örneğin. Sizinde gelip dinlediğiniz 30. Yık kutlamaları konserimizde, Trabzon dinleyicisinin geniş yelpazesine hitap etmek istedik. Trabzon dinleyicisini ben bilinçsiz bir dinleyici olarak görmüyorum. Zira Trabzon’da çok sayıda, her müzik türünün temsil edildiği dernekler var. Bu derneklerin bir dinleyici kitlesi var. Bizim konserimize de bu dinleyici kitlesinin


Onlar sahnedeyken, aşk oynaşır sahnenin perdelerinin kıvrımlarında, sessizce. Ve size düşen kosen bitip salon boşaldıktan sonra o naif sessizliği oradan bulup çıkarmaktır!


gelece
ğini düşünerek ona göre bir repertuar yaptık. Çok basit eserler seçmedik. Çok seslendirilmiş Geleneksel Türk Sanat Müziği eserlerine de yer verdik. Bunlardan bir tanesi Adnan Atalay’ın çok seslendirdiği Hacı Arif Bey’in ölümsüz eseri ‘Vücud İkliminin Sultanı Sensin’ adlı şarkı, dinleyici den büyük beğeni aldı. Mesela ünlü The Beatles parçası ‘Hey Jude’ adlı eseri seslendirdik. Özetle repertuarı ben belirliyorum ama koro ile de istişare ediyorum.  Cevabımı toparlarsam, farklı dönemlere ait, bu dönemlerin üslup ve özelliklerini yansıtan Dünya Koro Müziği ve Türk Koro Müziği  eserleri repertuarımızda yer almaktadır.

Şunu söyleyebilir miyiz? Belirlediğimiz repertuarın dinleyici tarafından da desteklenmesini arzu ederek repertuarı belirliyoruz!

Özlem Aydın: Tam o de
ğil ama dengeyi sağlamak gerekiyor, o nedenle ona özen gesteriyoruz. Bu dediğimi daha açmak gerekirse, çok sesli koronun temelini oluşturan Madrigalleri repertuara alsaydım, 30. Yıl kutlamalarında konserimize gelen dinleyiciyi sıkacaktık, çünkü madrigallerin yazıldığı sesler bir ölçüde o günkü dinleyiciye uzak sesler. O nedenle dinleyiciyi sıkmadan, kulaklarında olan melodilerle onlara hitap etmenin yolu seçmek, konserin dinleyici açısından dikkat dağılmadan dinlenilmesine imkan sağlıyor. Tabi bu durum sahnede bizi olumlu etkiliyor.Yani konseri icra edenler olarak da bizimde keyif almamız gerek icra ettiğimiz eserden. Bu bizim için çok önemli.

Şimdi biraz da katıldığınız festivallerden söz edelim mi?

Özlem Aydın: Katıldı
ğımız festivallerden tabii ki söz ederim. Bu yıl katılacağımız festivale, Kıbrıs Uluslar arası Korolar Festivali. Başvurumuzu yaptık, yanıt bekliyoruz. Çok yerden davet alıyoruz ama ekonomik nedenlerden dolayı yılda sadece bir yere gidebiliyoruz. Örneğin Pamukkale Korolar Festivali’nden davet aldık ama gidemedik, sadece ekonomik nedenlerden dolayı. Zira ülkemizde yapılan korolar festivalleri cüzi bir miktarda katkıda bulunuyorlar geri kalan tüm masrafları davet ettikleri  topluluklara mal ediyorlar, yol parası, konaklama tutarı, yemek masrafı vs tüm masrafları korolara  yüklüyorlar. Kıbrıs bu konuda çok iyi,


Sopranonun, altonun, baritonun dudaklarından dökülen ezgileri yakalama kudreti  sizin elinizdedir; şiir akıcılığında, öykü gerçekliğinde bir konser dinlemek istiyorsanız eğer!



onlar ellerinden geldi
ğinin fazlasını ortaya koyarak davet ettikleri toplulukları en iyi şekilde misafir ediyorlar. Katıldığımız festivallere gelince yılda bir kere olmak kaydıyla, tabii ki ders programımıza, akademik takvimimize, ekonomik şartlarımıza uyduğu takdirde festivallere katılıyoruz. 2007 ve 2008 yıllarında olmak üzere Ankara Polifonik Korolar Festivali’ne iki kez, 2017 yılında İzmir’de Mozart Akademi’nin düzenlediği 3. İzmir Polifonik Korolar Festivaline katıldık ve halk müziği yorulamada ödül aldık bunlara ek olarak 1. Ve 2. Çanakkale Uluslararası Korolar Festivali’, İstanbul Korofest  ve 1., 2. Kıbrıs Uluslararası Korolar Festivali başlıca katıldığımız koro festivalleridir.

Kazandı
ğınız Ödüller?

Özlem Aydın: Festivallerden çok değerli ödüller kazandık. Bunlar, 2007 ve 2008 yıllarında katıldığımız Türkiye Polifonik Korolar Festivali’nde iki kez üstüste “Entonasyon, Homojenlik ve Koro Tınısı Başarı Ödülü ve Özendirme Ödülü” aldık.

Amatörlü
ğün en zor yanı işin ekonomik tarafınıdır. Başlıca bir sponsorunuz yoksa bir çok şeyi kendi kendinize halletmeniz gerekecektir. Siz topluluğunuzun ekonomik meselelerini nasıl hallediyorsunuz? Bir başka deyişle kendi yağınızı kendiniz nasıl kavuruyorsunuz?

Özlem Aydın: Evet bir sponsorumuz yok, davet aldı
ğımızda yani Trabzon dışına çıkacağımız zaman bizim sponsora gereksinimimiz oluyor, sponsorumuz olmadığı için daha doğrusu böyle bir arayış içine hiç girmediğimiz için, gideceğimiz etkinliğin bilançosu üzerinden kendi ekonomik şartımızı yaratıp gidiyoruz. Önce de söylediğim gibi Türkiye’deki korolar festivalleri davet ettikleri topluluklara destek olmak yerine aksine bir katılım ücreti talep ediyorlar. Bu ücreti dahi kendi aramızda hallediyoruz.

Üniversite size destek olmadı
ğı sürece işiniz zor o zaman!

Özlem Aydın: Evet aynen öyle ancak üniversite ile bu anlamda hiç bir alı
şverişe girmedim.

Çalı
şma şartlarınız üzerine söyleşelim biraz da, provalarınızı anlatır mısınız?

Özlem Aydın: Koro elemanları, daha önce de söyledi
ğim gibi benim öğrencilerim, zaten onların derslerine giriyorum. Ders dışında genellikle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Okulda benim odamda buluşuruz genellikle öğrencilerimle, bazen iki soprano, bir alto, bazen üç tenor iki bas benim odamda buluşur minik guruplar halinde solo parçaları çalışır değerlendiririz. Akşam saat beşten itibaren okulda toplanır çalışırız. Trabzon’da Kunduracılar Caddesi’nde Olimbera adında bir sanatevi açtık, orada toplanırız çalışırız.

Koro Kaç ki
şiden oluşuyor?

Özlem Aydın: Koromuzun korist  sayısı de
ğişebiliyor ama 30 kişi kadarız.

Ses renklerine göre da
ğılım ne durumda?

Özlem Aydın: Sopranolar 8 ki
şi, Altolar 7, 8 kişi, baslar 5 kişi, tenorlarımız 9 kişi. Ama daha önce de dediğim gibi sayımız değişebiliyor. Mezun olup Trabzon dışında Samsun’da Mersin’de yaşayan koro elamanlarımız var onlar konser anında katılabiliyorlar bize ve dolaysıyla sayımız artıp ya da eksilebiliyor.

Acapella yapıyor musunuz?

Özlem Aydın: Tabii ki yapıyoruz. Bu konuda iddialıyız.

Söyle
şimizin bu bölümünde yanımızda bulunan koronuz elemanlarını tanıyalım.

Özlem Aydın: Koro elemanlarımızdan üçü
şu an bizimle beraber, Cansu Özcan, Sehergül Kaynak ve Berkay Kural.

Cansu Özcan: Trabzon Güzel Sanatlar Lisesi mezunuyum. Trabzon Fatih E
ğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünü kazandım. Özlem Aydın hocamla okul münasebeti ile tanıştık. Koro için seçme yapıyordu, ben de seçmeye girdim ve sağolsunlar, beni koroya kabul ettiler. Arkadaşlarımda aynı şekilde koroya dahil olmuşlardır. Ben  koronun alto ses gurubundayım.

Sehergül Kaynak: Cansu arkada
şım gibi ben de Trabzon Güzel Sanatlar Lisesi Mezunuyum ve halen Fatih Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünde okudum.  Özlem hocam benim okulda bireysel ses eğitimi hocamdır. Koro çalışmalarını takip ediyordum. Özlem hocam ses rengimi beğenmiş, seçmelere dahil etti beni ve koroya aldı, okuldan mezun olduğum halde halen devam ediyorum koro çalışmalarına. Ben korunun soprano ses gurubundayım.

Berkay Kural: Ben de arkada
şlarım gibi Trabzon Güzel Sanatlar Lisesi mezunuyum. Benim arkadaşlarımdan farklı olarak iki yıl Gazi Üniversitesi  serüvenim oldu. Orayı bırakıp Trabzon’a geldim ve Fatih Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünde halen okuyorum  ve şu an üçüncü sınıf öğrencisiyim. Özlem hocamın enerjisi çok yüksek, onunla birinci sınıfta iken tanıştık, tanışğımız sıralarda bir korosu olduğunu bilmiyordum, koronun varlığını öğrendiğimde, “hocam beni koronuza alın ne olur diye” yalvardım. (gülüşmeler) Sonuçta Özlem hocam beni seçmelere alarak sınava tabi tuttu ve koroya kabul edildim.

Özlem Aydın: Hafif bir i
şitme sınavına ve tabi ses yoklama sınavı oldular (karşılıklı gülüşmeler)

Berkay Kural: Ben koronun bas gurubundayım. Aslında ses rengi olarak baritonum ama koroda bas partilerini seslendiriyorum.

(Tam yeni bir soru sormaya hazırlanırken)

Özlem Aydın: Bu noktada
şunu özellikle söylemek isterim. Olimbera Voice, büyük bir emeğin ürünü. Kısıtla zamanlara sığdırılan ciddi bir çalışmanın ürünü, sizde biliyorsunuz ki ciddi zaman harcayan bir iş yapıyoruz, ha keyif alıyor muyuz? Alıyoruz tabii ki!

Çalı
şma periyodunuz nedir? Haftada kaç gün çalışyorsunuz?

Özlem Aydın: Koronun tamamının, eksiksiz bir kadroyla bir araya gelip çalı
şğı yaptığı gün sayısı haftada bir gündür. Yani Çarşamba günleri bütün koronun bir araya gelip çalışğı tek gündür. Onun dışında okulda benim odama gelerek, ders saatleri dışında kalan zamanlarda bireysel  ya da küçük guruplar halinde hafta içi çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Peki, söyle
şiyi toparlarsak, son soru olarak, gelecekte neleri hedefliyorsunuz?

Özlem Aydın: Tabii ki nefesimiz yetti
ğince, sesimiz çıktığınca devam edeceğiz. Bazan bu yıl son diyorum, koroyu oluşturan öğrencilerim benim bu tavrıma inanmıyorlar (gülüşmeler), bir de bakmışız ki  koro devam ediyor. Özetle dediğim gibi, sesimiz ve nefesimiz yettiğince sonuna kadar devam edeceğiz. Ben bu koroyu üzerinde bir sosyal sorumluluktur. Ben çok iyi miyim? Tabii ki hayır, ama benim gücüm  yettiğimce Olimbera Voice devam edecektir.

Bu sorumu koroda sesleriyle görev yapan korist arkada
şlara sorayım, Olimbera Voice’da şarkı söylemenin mesela sosyal anlamda sizlere ne gibi bir katkısı oldu?

Sehergül Kaynak: Çok fazla katkısı oldu tabii. Nasıl derseniz?
Şöyle: Katıldığımız festivallerde yeni yeni topluluklarla, bizim gibi bu işi yapan arkadalarla tanışıyoruz. Yaptığımız işi onlarla kıyasama olanağı buluyoruz. Nerede duruyoruz? Ne yapıyoruz? Bu görme imkanımız oluyor. Yeni arkadaşlar ediniyoruz. Bu da her anlamda gelişmemimize olanak sağlıyor.

Özlem Aydın: Ben
şöyle söyleyeyim, sosyal açıdan gelişmemize çok büyük katkıda bulundu. Yani şimdi her dilden, her bölgeden, her koradan en az bir arkadaşımız var artık. Bu da çok güzel bir şey!

Koro da olmanız size müzikalite olarak ne kazandırdı?

Berkay Kural: Bu soruya ben yanıt vereyim, müzikalite olarak ku
şkusuz edindiğimiz çok şey var, bunu bir paşka pencereden şöyle açayım, koroda şarkı söylemenin ötesinde hepimizin çaldığı bir enstrüman var. Mesela ben gitar


Olimbera Voice, bir tutam “Vücud İkliminin Sultanı Sensin”, çok tutam “Hey Jude” ya da “Ben Seni Sevdiğimi Dünyalara Söyledim”dir!


çalıyorum, benim di
şimde arkadaşlarımın kimileri keman, viyola, piyano gibi çeşitli enstrümanları çalıyorlar. Festivaller esnasında tanışğım arkadaşlardan gitar çalanlar bir araya geldiğimizde birbirimizin kendimizde olmayan yönlerini keşfediyoruz ve bunu değerlendiriyoruz. Tabi bu değerlendirmenin koroya yansıması yaptığımız müziğin daha nitelikli olmasının yolunu açıyor!

Ya
şamda yeni kulvarlara koşmak gibi!

Berkay Kural: Aynen öyle, yeni kulvarlarda ko
şmak çok güzel!

Özlem Aydın:  Koromuzu sahnede görüp tanıyanlarla, sosyal çevrede kar
şılaşğımızda “aa sen Olimbera Voice’in bası değil misin?”, “aa sen Olimbera Voice’de söyleyen soprano değil misin?” gibi yaklaşımlarla karşılaşıyoruz ve bu bizi çok mutlu ediyor. Hemen bir örnek vereyim, Trabzon’da verdiğimiz bir konserden sonra, ünlü bir mekanda konsere gitmiştik. Kapıdaki görevli çocukları tanımış ve “siz dün gece söyleyen koronun elemanları değil misiniz?” diyerek yakınlık gösterip, o ünlü mekana girişte kolaylık gösterip, konserde en ön sıraya oturttu. İşte bu sosyal anlamda Olimbera Voice’un bize kattıkları ve gücü.

Bu güzel söyle
şi için ben çok teşekkür ediyorum. Size müziğin çok emek isteyen kulvarında başarılar diliyorum. Trabzon’un yüz akı bir topluluğusunuz. Başta siz idealist koro şefi ve kurucumuz Özlem Aydın’ı, sonrasında yanınızda bulunup bu güzelliğin var olmasında büyük emekleri olan korist arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Evet biliyorum kulağınız kirişte. Doğu Akdeniz Üniversitesi tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenecek olan Uluslararası Korolar Festivali için gelecek haberi bekliyorsunuz! Umarım beklediğiniz doğrultuda bir haber alırsınız ve Trabzon’u, ülkemizi Kıbrıs’ta bir kere daha temsil edersiniz.

Sayın kurucu
şef Özlem Aydın,  Soprano Sehergül Kaynak, Alto Cansu Özcan, Bas Berkay Kural ve korodaki tüm koristler…. Yolunuz açık olsun!

Söyle
şi: Müfit Semih Baylan
Foto
ğraflar: Özlem Aydın, Müfit Semih Baylan

Haziran 2018

 

     

Olimbera Voice Provada

Olimbera Voice toplu halde

Olimbera Voice toplu halde
     

Söyleşiden Sonra: S.Sağa, Özlem Aydın, Berkay Kural, M.Semih Baylan, Cansu Özcan, Sehergül Kaynak

Selife Çekimi: M. Semih Baylan, Sehergül Kaynak, Berkay Kural, Cansu Özcan, Özlem Aydın

Olimbera Voice bir festivalde

 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2018