| |
Yayımlanan Sayı : 1054
Hayatım müzik - 26.07.2010
Klasik müzik dünyası 2010 yılının ilk altı ayında, çok sayıda ünlü ismini yitirdi. Maureen Forrester, Giulietta Simionato, Philip Langridge, Giuseppe Taddei, Cesare Siepi, Okan Demiriş... Bu kervana geçtiğimiz hafta, Avustralyalı seçkin orkestra şefi Charles Mackerras da katıldı. Müzik dünyasında geniş çevrelerce sevilip sayılan kişiliklerin başında geliyordu, 84 yaşında ölen bu kıdemli usta. İki hafta önceki ‘Concertgebouw’ konulu yazımda, kimi orkestraların özdeşleştiği besteciler olduğundan söz etmiştim. Kimi bestecilerin de adlarının birlikte anıldıkları orkestra şefleri vardır. Örneğin Mackerras’ın rüştünü ispat etmesinin ardından, kariyerini ağırlıklı olarak Gilbert & Sullivan, Handel, Mozart ve -Janacek başta olmak üzere- Çek müziğiyle yapılandırdığını görürüz. Nasıl ki Leonard Bernstein 1960’lı yıllardan itibaren ABD’den başlamak üzere tüm dünyada bir ‘Gustav Mahler çılgınlığı’ yaşanmasının öncüsü olmuşsa, Charles Mackerras da 1947 yılında gittiği Prag’da, efsanevi Çek şef Vaclav Talich’le çalışmasının ardından, o güne değin büyük ihmale uğramış olan dahi besteci Janacek’in eserlerinin dünya çapında bayraktarlığını üstlenmiştir.
Mackerras’ın iddialı olduğu bir başka besteci de Mozart’tı. Kariyeri boyunca, bestecinin operalarının mükemmel icralarıyla adı anılan Mackerras, ne ilginçtir ki, yaşamının sonbaharında Mozart’ın senfonilerinin taptaze icralarıyla karşımıza çıktı. Bu senfonilerin Linn etiketiyle çıkan kayıtları, müzik dünyasının bu dev çınarına bir kez daha şapka çıkartılmasına neden oldu. Mackerras, ‘dönemsel yorum anlayışı’nı şiar edinen, Gardiner veya Jacobs türünden bir şef olmamasına rağmen tüm Mozart icralarına ritmik canlılık, ataklık ve doku berraklığı hâkimdir. Şefin Mozart senfonileri setleri (Linn Records) ne yazık ki ülkemizde bulunmuyor ama Opera Rara’dan çıkan tek CD’lik ‘Mozart-The Supreme Decorator’ adlı keyifli antolojide, bestecinin tanınmış aryalarını, pek de bilmediğimiz kılıklarda (dönemin anlayışına göre süslenmiş biçimde) dinlemek mümkün.
Mackerras’ın bir diğer uzmanlık alanı olan Gilbert & Sullivan operetlerini ise, Türk dinleyicisinin anlaşılabilir nedenlerden dolayı genellikle uzak durduğu bir repertuvar olduğu için geçiyoruz. Mackerras için ‘Avustralyalılara özgü o dünyayla ve çevresiyle barışık, içten pazarlıklı olmayan, samimi, açıksözlü insan’ nitelemesi müzik dünyasında sıkça yapılır. Geçmişin ve günümüzün kimi kaprisli ve hırçın şeflerinin aksine tüm yaşamı boyunca uğraştığı tek şey ‘müzik’ olmuştur Mackerras’ın. Basına verdiği demeçlerden birinde, hayatındaki en önemli iki tutkusunun ailesi ve yelkencilik olduğunu söylüyor. Uzmanlık alanları, Janacek başta olmak üzere Çek müziği ve Mozart dedik Mackerras için. Bunların yanına pekâlâ İngiliz besteci Britten’i de ekleyebilirdi büyük usta ama Aldeburgh Festivali’nde çalıştığı sırada, o ünlü açıksözlülüğüyle, Britten’ın -aslında tüm müzik dünyası tarafından iyi bilinen- erkek çocuklara olan düşkünlüğünü diline dolayınca bestecinin maiyetinden aforoz edilir.
Mackerras’ın Viyana Filarmoni’yi yönettiği Janacek operalarından bir seçki, Decca etiketiyle bir süre önce kutu set halinde yayımlanmıştı. Ülkemizde dağıtım sorunu yüzünden bulunamayan bu uygun fiyatlı seti ne yapıp edinmekte yarar var. Mackerras’ın Handel, Mozart ve Janacek operalarını yönettiği DVD kayıtlarından Arthaus ve BBC Opus Arte etiketli olanları ise AK Müzik ülkemize getirdi. Bu DVD’lerin arasında, seçkin İngiliz bariton Simon Keenlyside’ın başrolünde olduğu ‘Don Giovanni’ yapımı (Aynı zamanda Blu-ray formatında) hararetle önerilir. Üstadın, Türkiye’ye epeydir yeni partileri ithal edilmeyen Supraphon firmasından son dönemde çıkan Martinu (BBC Music 2009 Yılının Kaydı seçilmişti) ve Dvorak/Senfonik Şiirler kayıtları da -beklenmek istenmiyorsa- internet üzerinden bir an önce sipariş edilse yeridir.
Mackerras, Çek müziğine yaptığı katkılar ve bu müziği tüm dünyada temsil etme özelliği bakımlarından Çek Cumhuriyeti’nde Vaclav Talich’in kıdemli mirasçısı olarak büyük saygı görür. Mackerras’ın Türk müziğiyle herhangi bir ilişkisi yok ama üstadın bir de Türkiye bağlantısı var; 1999 yılındaki İstanbul Müzik Festivali’nde Topkapı Sarayı’nda sahnelenen ‘Saraydan Kız Kaçırma’ temsilinde, son dönem Mozart icralarında daima ön sırayı alan İskoç Oda Orkestrası’nı yönetmişti. Soprano Yelda Kodallı’nın başrolde söylediği bu temsilin daha sonra yine Topkapı’da çekilen bir de DVD kaydı yapılmış ve tüm dünyada ‘Mozart in Turkey’ adıyla, BBC Opus Arte etiketiyle piyasaya sunulmuştu.
Yeni opera ve bale kayıtları
EMI Classics yeni yayınladığı ve ülkemize de geçenlerde geniş bir seçkiyle ithal edilen DVD kayıtlarıyla, görüntülü kayıt severlere yine çok zengin bir seçenek sunuyor. 40’a yakın farklı başlığın ithal edildiği EMI partisinde bu kez opera ve bale kayıtları ağırlıklı yer tutuyor. Müzikseverlerin takip etmeleri gereken kayıtların başında, İtalya’nın dünyaca ünlü açıkhava opera festivali Arena di Verona’nın ev sahipliği yaptıkları başı çekiyor. Wagner yorumları her zaman büyük ilgi gören şef Daniel Barenboim’in Harry Kupfer’in yönetmenliğini yaptığı 2006 yılı Bayreuth yapımı ‘Wagner/Yüzük’ dörtlemesinin ‘Das Rheingold’ hariç geri kalan üç ayağı, getirtilen DVD kayıtları arasında yer alıyor. Dünyanın en güzel operaları arasında yer alan Londra Covent Garden aynı zamanda sahnelediği hemen her yapımın daima belirli bir çıtanın üzerinde olmasıyla ünlenmiştir. EMI’nin DVD setleri arasında bu opera kurumunda sahnelenmiş opera ve bale yapımlarına da bolca yer verilmiş. Pakette dikkati çeken bir başka önemli yapım ise, sahnelendiğinde fırtınalar koparan, ‘erkek kuğular’ın dansettiği, Matthew Bourne imzalı Kuğu Gölü. Klasik müzik belgesellerinin Jacques Cousteau’su Bruno Monsaigneon’un önemli yapımlarından ‘David Oistrakh / Artist of the People?’ (Halkın Sanatçısı mı?) adlı DVD ise büyük kemancının yaşamı ve kariyerine ilgi duyanlar için ideal bir kayıt. Konser sahnelerimizin gediklisi kemancı Alexander Markov, Paganini’nin 24 Kapris’ini çaldığı görüntü kaydıyla vakti zamanında büyük sükse yapmıştı. Şimdi o kayıt da DVD formatında izlenebilir.
Fotoğraf: Geçtiğimiz hafta yaşamını yitiren Mackerras’ın Viyana Filarmoni’yi yönettiği ‘Janacek’ operalarından bir seçki, Decca etiketiyle bir süre önce kutu set halinde yayımlanmıştı.
|