Kullanıcı Adı Şifre
Üye olmak istiyorum!                Şifremi unuttum!
Yıl: 9
Sayı: 1594




Üniversitelerde birbiri ardına açılan Devlet Konservatuarları, nesnel olarak hangi kaçınılmaz sonucu doğurmuştur?

Müzisyen sanatçı sayısı ve niteliği bakımından Avrupa Birliği normlarına ulaşılmıştır.
Konservatuar mezunu müzisyen sanatçı sayısı bakımından önemli bir artış gözlenmiştir.
Konservatuarlar yetişmiş nitelikli öğretim elemanı sıkıntısı yaşadığından, istenilen hedefe ulaşılamamıştır.
Ciddi anlamda kalite düşüşü yaşanmıştır / yaşanmaktadır.
Fikrim yok.

Sonuçları gör

Geçmişteki Anketler





 
Tavsiye Adresleri
Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.
 
E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz
 
 
Şu an 8 müzisyen gazete okuyor
 
Müfit Semih Baylan
 
 
Yayımlanan Sayı :

“Ölünceye Kadar Seni Seveceğimi Sanmıştım Baba Ama Âşık Oldum!” / Umay Umay - 14.02.2007





1966'da Trabzon'da doğdu. Gerçek ismi Umay Gedikoğlu.

1990 yılında “Hush” topluluğundan Eray Artan ve Melih Rona ile ilk müzik çalışmalarına başladı. “Leprechaun” adını verdikleri bu toplulukla kısa bir süre çalışma yapan Umay’ın pop rock tarzında çıkmış “Umay Umay” (1994), “Naylon” (1996) ve "Ağzı Bozuk Aşk Mektubu" (2002) adlı üç albümü vardır.

İki çocuk annesi ve çok iyi bir anne olduğu söylenir.
Ayrıca çok iyi bir yazardır Umay. Kitaplarının hepsi Turuncu Medya'dan çıkmıştır.
Masmavi bir yazar, müzisyendir.
Kalbi kırmızı olmayanlardan nefret eder.

Rüya Duvarları
Orospu Kırmızısı
Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli
Sokaklar Uyudu artık Öpüşebiliriz
34 U 442 /Veda Busesi

Tombul, paspal ve beyhude bir kadındır ya da değildir. Kısa saçlıdır, bi kadın kısa saçlı olursa balçıktan bile olabilir, ısırırım.

Kliplerindeki renkler ve kullanılan film iyiydi; lakin tarlada söylediği bi şarkıda adamın biri çıkıp ritme uyarak mırıldanıyordu hafiften, kimdi o adam acaba, başarılıydı, daha çok ilgileneni vardı umay umar'dan.

"ölünceye dek seni seveceğimi sanmıştım baba ama âşık oldum"

(34 u 442 veda busesi)

Mete Özgencilin yazdığı sözler filan olurdu hep şarkıları ve o kepçe kulaklı adam da alakasız bir şekilde yine Mete Özgencildi ve hatta klibin yönetmeni de Mete Özgencildi.
bir şarkısı vardı çok severdim.

ÖSS vakti özel ders veren unlu bir hoca vardır belki bilirsiniz Ayça diye bir Türkçe hocası. Umay Umay onun öz kardeşidir. Çok ilginçtir.

"bir kere yetmez
iki kere sev beni
üç köşe yetmez
karelere böl beni"

diye de geometrik bir şarkısı vardı.

Düşmedim daha ve hareket vakti isimli iki şarkısı vardır, Gerisi boştur.34 u 442 veda busesi ve orospu kırmızı adında da iki kitabi olduğunu hatırlıyorum. Çocukluk arkadaşımın kuzeniydi de oradan biliyorum, bu umay umay on yedi mi ne yaşındayken Trabzon sporlu bir futbolcuyla kaçmıştı sonradan böyle marjinal abla oldu.

Geçenlerde yeni albümü çıkan ve albüm çıkaran bir çok sarkıcının yaptığı gibi röportajlarında sağa sola çamur atan, sıra dışı olmak için bayağı kasıp, beceremeyince "ben marjinal değilim, hem zaten trend de böyle, kokusunu aldım bunun" diye yandan, yandan kıvırtan birisi. (Radikal, 16 Haziran 2002, )

müzik piyasasına "sıradan sarkıcıların sesi güzel olur, ben bu bet, bu testere gibi sesimle dalayım, piyasayı marjinalliğimle yarayım" gibi düşüncelerle atlamıştır, ama artık etrafta köpek sürüsü gibi kötü şarkıcı olduğundan işin marjinalliği falan kalmamıştır.

bir röportajında (Radikal, 24 haziran 2002, ) " 'duvaksız olmaz', 'bebeğimden önce*' diye sözlerle marjinal olunmaz." demiştir. Çamur atma cüretini gösterdiği "vazgeçtim dünyadan", Türk müzik tarihindeki gelmiş geçmiş en iyi söz-müzik-düzenleme üçlüsüne sahip, en fevkalade yorumlanmış şarkılardan biri olup, şarkıyı söyleyen Ferah’ın (ki söz-müzik bizzat kendisine aittir, düzenlemede de parmağı vardır) sıra dışı olma kaygılı söylemleri asla olmamıştır.

bu tip hezeyanların müptelası olan Umay Umay ise zamanında "aşk" konulu "meydanı”na çıkmış, ne kadar marjinal olduğunu göstermek için "eşcinsel aşk"ı savunmuş, ama maalesef bu söyleminin ardında duracak, onu savunacak kafaya ve altyapıya sahip olmadığı için konuşma özürlüdür. Hatemi'den* ayarı yiyip overdose olmuştur. Digor bir denemesinde de "herkes güzel sesli insanlarla düet yapar, ben ise Mete Özgencil'le yapayım. bu sayede hem klibimi daha ucuza getiririm, hem de ummanlar kadar teknolojiye rağmen detone olabilecek kart sesli bir adamla düet yaptığım için marjinal olmuş olurum" demiştir.

Her ne kadar düşmedim daha desen de bariz olarak "diptesin, sondasın, menopozdasın" Umay. hareket vaktin geldi çattı artik, tutmayalım.

Depresif takılan bir hatun. aşk acısı filan çekmiş vakti zamanında çok, yaralanmış. Hala da hastaymış daha iyileşememiş. (zaten iyileşmek diye bir şey var mı daha bilinmiyor) son albümünü de 10 yıllık psikopat aşkına adamış. Yazıktır günahtır, greyparka alınası bir insandır.

Bir eş ad ve soyadı vakası

1966‘da Trabzon’da doğdu. Gerçek adı Umay Gedikoğlu'dur.
1990 yılında “hush” topluluğundan Eray Artan ve Melih Rona ile ilk müzik çalışmalarına başladı. “leprechaun” adını verdikleri bu toplulukla kısa bir süre çalışma yapan Umay’ın pop rock tarzında çıkmış “umay umay” (1994), “naylon” (1996) ve "ağzı bozuk aşk mektubu" (2002) adlı üç albümü vardır.

Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayınlanmış olan sanatçının, veda busesi ve orospu kırmızı adlı yayınlanmış iki kitabı vardır.

hatırladığım kadarıyla mavi sacları vardı.. Mete Özgencil inde oynadığı hatta şarkıya düet yaptığı düşmedim daha adlı muhteşem bir şarkısının süper bir klibi vardı.. bu klip biraz Madonna'nın frozen klibini andırır yalnız hafızam elvermez ki hangisi daha önce çıkmıştır. Sonra hatun ortadan kayboldu bi daha görünmedi.

Her gün daha çok kilo alan kadındır.

Bunalım-melankoli, delilik-güzellik, kırık-kırılgan, ölen-dirilen, acıtan-seven, paylaşan-özleyen gibi kelimelerin karşısında dimdik duran kadın, anne.

Keşke daha çok yazsa dediğim, hareket vakti adlı süper şarkının sahibi insan.

Çok sevdiğim, eskiden, bir dönemler, çok şey paylaştığım (ah o sabah kahvaltıları) ve halen sevgi ile hatırladığım, bende apayrı bir yeri olan müzisyen, yazar, dost...

çok zor gecelerimi kitapları sayesinde geçirdiğim, prozzac kullanmadan depresyon tedavimi yapan, tanışmak için her İstanbul’a gidişimde ada kitap evine uğradığım ama hiç rastlayamadığım bulanık bilinç, keskin acı, nefis yazar.

umay umay'ın ilk albümü; kapakçıkta kalpler falan var, çok kötü bir kapak tasarımı v.s... back vokallerde bol bol teoman, şebnem*, özlem, barlas adı geçer... hatta teoman'ın bir parçadaki katkısı 'düet' bile sayılabilir... Yapıldığı dönem düşünülürse standartın çok üstünde bir albüm... albüm şu parçalardan oluşuyor:

1) bozdur yeminleri
2) hareket vakti
3) böl beni
4) gece aşklar
5) karşılıksız sevmedin ki
6) sil baştan
7) günah kadar
8) marlin Leyla
9) siyah bulutlar
10) gitme kal

Mavi saçlı kız'ın mavi saçlı olmasına yardımcı olan, pek sevilen insan.

Orospu Kırmızı adlı kitabının dördüncü; sokaklar uyudu artık öpüşebiliriz, rüya duvarları ve bütün güzel çocuklar şüpheli adlı kitaplarının ilk baskılarının coğrafyası olmayan edebiyatçılar dizisinden çıkan yazar.

Dünyadaki sevilesi ve güvenilesi insanlardandır. Tüm erkeklerden daha erkek ve tüm kadınlardan daha kadın olma iddiasını taşır. His kadınıdır. His varsa vardır, yoksa kaçar gider. Serttir. Adına yakışır bir biçimde şefkatlidir. Hakkında laga luga edenler için "topuğumla ezerim hepsini, sarı su çıkar" diyebilecek kadar iddialıdır. Şarkılarının bazılarında her zerresine kadar şarkıyla birlikte var olduğunu dinleyen bilir. İkizler burcu kadınıdır. Gizli müritleri vardır. Çok film izler. Çok roman okur. Çok chat yapar. Çok şarkı yapar. Az uyur.

Mete Özgencil’in çektiği hatta piyanonun yandığı bir klip vardı ismini hatırlayamadığım güzel bir şarkıydı hey gidi günler hey…

 

     



 

0 adet yorum yazılmıştır. Yorumları okumak yada yorum yazmak için sisteme giriniz.



Yazıyı Tavsiye Et
 
Tavsiye Adresleri


Birden fazla adresi enter tuşunu kullanarak alt alta ekleyebilirsiniz.

E-Posta Adresiniz
Adınız Soyadınız
Notunuz

Tüm Hakları Saklıdır © 2005-2014